Ahmet Emin Yavuk ve Set Emekçileri: Sessiz Kalan Seslerin Hikayesi
Ahmet Emin Yavuk’un adını belki daha önce duymamış olabilirsiniz. Ancak O3 Medya’nın yapımcısı olduğu Gözleri Karadeniz dizisinde önemli bir role sahipti. Karavancı olarak görev yapıyordu, yani oyuncuların, teknik ekibin ve setin yükünü omuzlayanlardan biriydi. Sabahın erken saatlerinde işe başlardı ve gece setten en son ayrılanlardandı. Gözleriniz diziye odaklanırken onu göremezsiniz, ama olmadan dizi çekilemez.
Geçen hafta, Gözleri Karadeniz dizisinin karavancısı Ahmet Emin Yavuk ağır bir şekilde darp edildi. Bir otel odasında, kafatası kırılacak kadar şiddete maruz kaldı. Bir hafta boyunca yoğun bakımda kaldı. Ancak acı bir şekilde, önceki gece yaşamını yitirdi. Sette “düştü, kafasını çarptı” gibi nedenlerle açıklanmaya çalışılsa da gerçek bu değildir. Bu bir cinayettir ve sessizce unutulmamalıdır.
Ahmet Emin Yavuk’un ölümü sadece bir insani trajedi değil, aynı zamanda her gün setlerde, depolarda, mutfaklarda çalışan binlerce insanın başına gelebilecek potansiyel bir tehlikedir. Bu durum, örgütsüzlüğün, güvencesizliğin ve suskunluğun acı bir sonucudur.
Ahmet Emin Yavuk’un ölümü, bir iş cinayetidir. Her ne kadar iş yeri dışında gerçekleşmiş olsa da, hala bir iş cinayetidir. Çünkü şiddet kontrolsüzlükten gelir. Eğer bir emekçinin güvenliği sağlanamıyorsa, bu sadece bireysel bir sorun değildir, aynı zamanda sistemsel bir sorundur.
Oyuncu ve meslektaşım Kerem Arslanoğlu’nun paylaştığı video sessizliği bozdu ve sektörde çalışan diğerlerine seslendi: “Artık susmayalım.” Bu hikayeyi sahiplenmek hepimizin sorumluluğudur. Eğer susarsak, sorunlar devam eder. Konuşursak, belki bir değişiklik olabilir.
Ahmet Emin Yavuk, görünmeyen emeğin, anlatılmayan hikayelerin ve bastırılan haykırışların sembolüdür. Onu tanımasanız bile adını hatırlayın, çünkü bir toplum yalnızca adını bildiği ölülere sahip çıkabilir. Ve her emekçi yalnız ölmemelidir.