Davutoğlu: Hürrem Elmsçı’yı doğruladı: “Biz kovup yerimize Avrasyacıları getirdiler”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanmasının ardından seçimler için 14 Mayıs tarihinin kesinleşmesiyle Türkiye’de seçim atmosferi oluştu.

Türkiye hızla yeni cumhurbaşkanını belirleyeceği seçimlere yaklaşırken, Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu eski partisi AKP’yi eleştiren ifadeler kullandı. Davutoğlu, “Biz çekildik sahneden, sahneye Bahçeli ve Perinçek girdi. AK Parti’nin demokratik niteliğini koruyan isimler tasfiye edildi. AK Parti’yi 90’lı yılların mantığına götürecek olan Bahçeli ve Perinçek sahneye çıktı” dedi.

T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Davutoğlu, Altılı masanın yaşadığı adaylık krizinden, İBB ve ABB Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın rolüne, Akşener’in son çıkışından, eski partisi AKP’nin durumuna kadar pek çok soruya yanıt verdi.

ETKİLİ OLABİLECEK HER AKTÖRÜN DEĞERİ VAR

İYİ Parti lideri Akşener’in, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itiraz ederek yaptığı çıkışı hatırlatan Çamlıbel, bu krizin aşılması için sağlanan mutabakatı sorduğunda Davutoğlu, seçimleri bir futbol maçına ve savaşa benzeterek “Etkili olabilecek her aktörün değeri var” dedi. Ancak İBB Başkanı İmamoğlu ve ABB Başkanı Yavaş’ın Cumhurbaşkanı yardımcısı olmasıyla ilgili de dengelerin korunması gerektiğine işaret eden Davutoğlu Genel Başkanların masadaki hukukunun korunması gerektiğini vurguladı.

İmamoğlu ve Yavaş’ın Altılı masada Genel Başkanlarla aynı statüde olmasına ilişkin itirazların olduğunu söyleyen Davutoğlu bunların geride kaldığını ifade etti.

EŞİT STATÜDE DEĞİLLER

Davutoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu ve ABB Başkanı Yavaş’ın masadaki Genel Başkanlarla eşit statüde olup olmadığını soran Çamlıbel’e şu yanıtı verdi:

“Eşit statü demeyelim. Statü meselesi değil bu. Altı genel başkanın bir yıldır oluşturduğu bir hukuk var ve genel başkan hukuku bu. Sayın Kılıçdaroğlu bunu sık sık söyledi. Evet hepimiz farklı siyasi güce sahibiz ama hepimiz eşitiz. Eşitler arası bir ilişki var genel başkanlar arasında. Buna herkes saygı gösterdi. Orada oturan kişiler değil, altı liderin de arkasında bir parti var, bir teşkilat var, bir toplumsal taban var. Diğer yandan iki belediye başkanı çok önemli değerler ama ikisi de Cumhuriyet Halk Partisi mensubu. Dolayısıyla masaya genel başkan gibi oturmaları doğru değil, onlar da böyle bir talepte bulunmuyorlar zaten.”

İmamoğlu ve Yavaş’ın olası cumhurbaşkanı yardımcılıklarında başkanı bulundukları belediyelerden istifa etmeleri üzerine belediyelerin AKP’ye geçeceği riskini de bertaraf edeceklerini söyleyen Davutoğlu “Kimse heveslenmesin, belediyeler bize kalacak” dedi.

“TOPLUM ERDOĞAN’IN, BAHÇELİ’NİN, PERİNÇEK’İN ÜSLUBUNDAN ÇOK YORULDU.”

Çamlıbel’in “Türkiye’nin ilk kez Alevi bir cumhurbaşkanı seçme ihtimalini neden tedirgin olmadan konuşamıyoruz? Bu olasılık Türkiye demokrasisinin olgunlaşma süreciyle ilgili umut veren bir gelişme değilmidir?”sorusuna Davutoğlu şu yanıtı verdi:

“Cumhuriyet’in yüzüncü yılında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının etnik ya da mezhebi kimliği nedeniyle şu veya bu makama gelip gelemeyeceğini tartışmak Cumhuriyet’e hakarettir. Cumhuriyet bütün vatandaşların eşitliği üzerine işleyen bir yapıdır. Ama Cumhurbaşkanının kim olursa olsun “ben” değil “biz” diye konuşması esastır. O konuşmayı daha sonra PolitikYol için bir makale olarak yazdım. Toplumların gelişme evrelerinde vatandaşların siyasal bilinci arttıkça etnik ve mezhebi kimlikleri dayalı kimlik siyasetinin yerini niteliğe, liyakate, müktesebata dayalı nitelikli siyaset alır. Kabile siyaseti benzeri siyasetin sonuna gelmiş olmamız lazım. “Bu benim tarafımda, o da karşımda” dediğiniz anda toplumu bölersiniz. Türkiye’nin şu anda neye ihtiyacı var diye sorarsanız, yeni etnik ve mezhep çatışmalarına değil toplumsal barışa ihtiyaç var. Toplum Erdoğan’ın, Bahçeli’nin, Perinçek’in üslubundan çok yoruldu.”

Kılıçdaroğlu’na hiçbir zaman ‘Alevi kimliği’ üzerinden bakmadığını ifade eden Davutoğlu toplumun çeşitli kesimleri tarafından kendisine ‘Serok Ahmet’, ‘Can Ahmet’ vb denildiğini hatırlattı.

“BİZ ÇEKİLDİK SAHNEYE BAHÇELİ VE PERİNÇEK GİRDİ”

Türkiye’de etnik ve mezhep kışkırtmaları olduğunu söyleyen Davutoğlu, kendisinin AKP’den ayrılmadan önce bunu engellemeye çalıştığını öne sürdü. Bursaspor-Amedspor maçında yaşanan gerilimin de kurgu olduğunu ifade eden Davutoğlu 90’lı yıllarda yaşananların geri getirilmeye çalışıldığını iddia etti.

Davutoğlu, Başbakanlığının sona ermesinin ardından ‘AKP’den tasfiye edildiğini söyleyerek kendisinin yerine ‘Bahçeli ve Perinçek’in geldiğini’ vurguladı:

“Biz çekildik sahneden, sahneye Bahçeli ve Perinçek girdi. AK Parti’nin demokratik niteliğini koruyan isimler tasfiye edildi. AK Parti’yi 90’lı yılların mantığına götürecek olan Bahçeli ve Perinçek sahneye çıktı.”

Davutoğlu, AKP’ye ‘Avrasyacı’ ve ‘otoriter’ bir siyasetin egemen olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı uyardığını öne sürdü: “Cumhur İttifakı oluşurken “Aman böyle bir ittifaka yönelmeyin, bu AK Parti’nin doğasını bozar. AK Parti’nin demokratik niteliklerini zayıflatır” dedim. Ve bunların hepsini kayda geçirdim. Sonra korktuğum oldu. Biz AK Parti’den tasfiye edildik. Bizim yerimize Erdoğan, Bahçeli’yi ortak seçti, Perinçek’i ortak seçti.”

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’le ilgili vurgular yapan Davutoğlu; “bugün Beştepe’de o zihniyete sahip olan insanlar egemen. Beştepe’nin en etkili bazı danışmanları 70’li, 80’li yılların dogmatik Maoist, ulusalcı isimleri.” İfadelerini kullandı.

GÜÇ BEŞTEPE’DE TOPLANDI

Davutoğlu, AKP Genel Merkezinin de Bakanlar Kurulu’nun da Türkiye siyasetinde bir etkisi olmadığını vurgulayarak ‘gücün Beştepe’de toplandığını’ söyledi. Davutoğlu, ‘Otoriterleşme’ olarak adlandırdığı bu süreci dış siyasette ‘Avrasyacılığa’ bağladı.

Erdoğan’ın iktidarda kalmak için otoriterleşmek dışında bir seçeneği olmadığının altını çizen Davutoğlu, bir kez daha Vatan Partisi lideri Perinçek’i hedef alarak, “Doğu Perinçek 28 Şubatçı bir provakatördür” dedi.

ODATV YAZARI HÜRREM ELMASÇI YAZMIŞTI

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu’nun AKP yönetiminde ‘Avrasyacı’ isimlerin bulunduğu iddiasını daha önce Odatv yazarı Hürrem Elmasçı kaleme almıştı. Elmasçı, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Meltem Taylan Aydın’ın bu isimlerden biri olduğunu öne sürmüştü. Aydın’ın, eski Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ‘eli-kolu’ olduğunu ileri süren Elmasçı İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde finans üzerine doktora yapan Cemil Ertem’in de ‘Avrasyacı’ isimlerden olduğunu söylemişti. Elmasçı “Külliye’de kimileri Cemil Bey ve yakın çevresine “Avrasyacılar” diyormuş! Yiğit Bulut da bu ekiptenmiş!” diye yazmıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir