Çözemeyeceğimiz sorunumuz yok

ANKARA Milliyet – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerle söyleşisinde; İsrail’in elindeki nükleer silahlara karşı Atom Enerjisi Kurumu’nun devreye sokulması, Türkiye Yunanistan ilişkileri, Eurofighter jeti alımı ve Gazze’den hastaların getirilmesi konularında açıklamalarda bulundu:

DÜŞMANLARI AZALTALIM: (Yunanistan’da yapılacak YDİK toplantısı) Temenni ederim ki ilişkilerimiz daha iyi bir noktaya ulaşır. Biz düşmanları azaltalım, dostları çoğaltalım istiyoruz. Bazı konulardaki görüş ayrılıklarımızı, diyalogu önceleyerek çözüme kavuşturabiliriz. Meseleye rant ve pazar mantığıyla yaklaşan üçüncü ülkeleri sürecin dışında tutarsak, çözemeyeceğimiz sorunumuz yok.

İŞ BİRLİĞİ BEKLİYORUZ: Terörle mücadele kararlılığımızı ve Almanya’dan güvenlik alanında daha yakın iş birliği beklediğimizi anlattık. Muhataplarımızla AB’ye üyelik sürecimizin yeniden canlandırılması, vize muafiyeti ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yönünde de olumlu gelişmeler beklediğimizi paylaştık. AB’nin ülkemize karşı ön yargılı tutumu maalesef sürüyor.  Avrupa Komisyonu’nun “2023 Türkiye” raporunda bir kez daha bunu gördük.

GAZZE’DEKİ ÇATIŞMALAR: Görüşmelerimizde ağırlıklı olarak Gazze konusu da yer aldı. Bu noktada maalesef Sayın Cumhurbaşkanı’nın da, Sayın Şansölye’nin de takıldıkları nokta ağırlıklı olarak Hamas’ın durumu. Bu konuda 7 Ekim tarihinde Hamas’ın attığı adımdan dolayı işin failinin Hamas olduğunu düşünüyorlar. Hatta Şansölye basın toplantısında da söyledi. “Bu bizim görevimiz, İsrail’e bu mali destekleri, bu silah desteklerini veriyoruz” dedi. Bunu görüşmemizde de tekrar ederek “Bu destekleri vermek durumundayız. İsrail savunma konumunda” diye konuştu. Neticede İsrail’in yaptığını nefsi müdafaa olarak kabul ediyor, Filistin’in direnişini nefsi müdafaa olarak görmüyorlar.

PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ: Gazze için birçok adım atıyoruz ve bunların başında sağlık alanındaki adımlarımız geliyor. Dünya Gazze’ye yüz çevirse de, Türkiye olarak mazlumların yanında yer aldık, almaya devam edeceğiz. İsrail’in işlediği suçların peşini herkes bıraksa da biz bırakmayacağız. 7 Ekim’den itibaren İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılıyla hızlı bir şekilde İsrailli yetkililerin söylediği yalanları ifşa edip, maskesini düşürmüş oluyoruz. 

MİT’İ DEVREYE SOKTUK: Hamas’ın elinde tuttuğu İsraillilerin ailelerince tarafıma yazılmış mektupta bizim yakınlarının salıverilmesi ile ilgili devreye girmemiz talep ediliyor. Biz İsraillilerin de Filistinlilerin de esir tutulmasını istemeyiz. İsrailli aileler bize bu yöntemle ulaştıklarına göre kendi hükümetlerinden umudu kesmişler. Bu konuyla ilgili İstihbarat Teşkilatımızı devreye soktuk, şimdi onlar bu konuyu araştırıyorlar. 

SCHOLZ’A DA SÖYLEDİM: AB ülkelerinin tutumunu göreceğiz. Scholz’a “121 ülke insani ateşkese ‘evet’ diyor. 40 ülke maalesef çekimserler arasında. Sizi de onların arasında gördük, buna da üzüldük” dedim. Onun için bizim şimdi yeni yapacağımız tur çok önemli. Bu turda belki dolaşacağız belki telefon diplomasisiyle sürdüreceğiz ama takibi devam ettireceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

‘Atom Enerjisi Kurumu’nu harekete geçireceğiz’

İSRAİL’İN SİLAHLARI: İsrail Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına taraf değil. Taraf olmadığı için ilk etapta kurallarına da tabi olmuyor. Ama üye ülkelerin nükleer güvenlik adına Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna başvurup bir denetleme mekanizması isteme durumu var. Onu şu anda harekete geçireceğiz. Oradaki kurulu toplayacak, bu talebe dair bir karar verecekler. Bu süreç biraz zaman alacak. Kurul kararını Atom Enerjisi Kurumu’nun üst organı olan BM Güvenlik Konseyi’ne göndermeleri gerekiyor. Orada ABD’nin İsrail’in yanında durup bu konuyu veto etmesi mümkün. Ancak bu konunun, o zeminde tartışılır hale gelmesi bile muazzam bir durum. Biz Türkiye olarak bu çağrıyı yapıyoruz. Çok geç olmadan İsrail’in nükleer silahları şüpheye yer bırakmayacak biçimde denetlenmelidir. Bunun takipçisi olacağız. 

‘Çalacağımız kapı çok’

EUROFIGHTER SAVAŞ UÇAĞI: Bu konuda Berlin’deki ikili basın toplantımızda medya mensubunun oradan bize ne dediğini gördünüz. Bunların bakışı o. Ama şansölye bu konuya hiç girmedi. Yani Eurofighter’ı veririz vermeyiz noktasında yorum yapmadı. Biz zaten cevabımızı açık şekilde verdik. Bu uçakları bize verirlerse verirler, vermezlerse çalacağımız kapı mı yok? Çok. Bizler kendi silahlarını üreten ve kullanan bir ülke olma yolunda ilerliyoruz. Savaş uçakları noktasında da ihtiyacımızı kalıcı olarak karşılayacak adımlar atıyoruz.

‘50+1 değişmeli’

YENİ ANAYASA: 50+1 şartının değişmesi isabetli olur. 50+1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor. Yok altılı, yok on altılı masa.  Ama oy sayısı itibarıyla “en fazla oyu alan aday seçilir” denildiği zaman seçim hızlıca tamamlanır. Diğer yandan Mevcut anayasamızın satır aralarında darbeci zihniyetin ruhunun dolaşıyor olması bizleri en çok rahatsız eden konu. Yeni, sivil bir anayasayı Türkiye’ye kazandırmak en önemli hedeflerimizden biri.

‘Güçlü orduya sahipsek kimse bizimle cirit atamaz’

İNSANLIK İÇİN: Karabağ’da neye hazırlandıysak, Libya’da neye hazırlandıysak, aynı şekilde Türkiye’deki terörle mücadelesinde Allah’a hamdolsun adeta terörü ortadan kaldırdıysak, yarın bir gün başımıza gelebilecek herhangi bir terslikte eğer güçlü bir orduya sahipsek, güçlü bir polis teşkilatına sahipsek kimse kalkıp da bizimle cirit atamaz. Bunun için her an hazır olmamız lazım. Bizim şu anda insansız savaş uçakları en güçlü olduğumuz alan. Deniz Kuvvetlerinde iyi bir yerdeyiz. Karada zaten gayet iyiyiz. Türkiye daha güçlü bir geleceğe hazırlanıyor. Kimse şüphe duymasın. Dünyanın vicdanı, merhametli yüzü olan Türkiye, gücünü de tüm imkanlarını da insanlık onuru için kullanır.

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx